<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ensevgiliye &#187; Nükteler</title>
	<atom:link href="http://www.ensevgiliye.net/category/nukteler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ensevgiliye.net</link>
	<description>yeniden ve yenilenerek...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 11 Dec 2009 12:49:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Taner Demiralp Kimdir?</title>
		<link>http://www.ensevgiliye.net/taner-demiralp-kimdir.html</link>
		<comments>http://www.ensevgiliye.net/taner-demiralp-kimdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Aug 2009 09:30:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Albümler]]></category>
		<category><![CDATA[Ensevgiliye 8]]></category>
		<category><![CDATA[Nükteler]]></category>
		<category><![CDATA[eserler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[taner demiralp]]></category>
		<category><![CDATA[tanerdemiralp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ensevgiliye.net/?p=297</guid>
		<description><![CDATA[Malumunuz Ensevgiliye 8 serisini diğer serilerden ayıran en büyük özellik bu albümün tek bir besteci tarafından bestelenmiş olması ve tematik duruşu bakımından film müziği özelliği taşıyan ve Dursun Ali Erzincanlı&#8217;nın anlatımlarını birebir yansıtan eserlerle nakşedilmiş olmasıdır&#8230; Bu bestekarımız Türk müziğine uzun yıllar emek vermiş bir sanatçı. Taner Demiralp Biyografi Müziğe 7 yaşında Mandolin çalarak başladı.11 [...]<hr /><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0298987309297374";
/* 468x60, oluturulma 05.08.2009 */
google_ad_slot = "8914149711";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><a href="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/tanerdemiralp.JPG"><img class="alignnone size-medium wp-image-298" title="tanerdemiralp" src="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/tanerdemiralp-300x300.jpg" alt="tanerdemiralp 300x300 Taner Demiralp Kimdir?" width="300" height="300" /></a></p>
<p>Malumunuz Ensevgiliye 8 serisini diğer serilerden ayıran en büyük özellik bu albümün tek bir besteci tarafından bestelenmiş olması ve tematik duruşu bakımından film müziği özelliği taşıyan ve Dursun Ali Erzincanlı&#8217;nın anlatımlarını birebir yansıtan eserlerle nakşedilmiş olmasıdır&#8230;</p>
<p>Bu bestekarımız Türk müziğine uzun yıllar emek vermiş bir sanatçı. Taner Demiralp</p>
<p><strong>Biyografi</strong></p>
<div id="keywords">
<div id="news-middle">
<div id="news-top">
<div id="news-bottom">
<p>Müziğe 7 yaşında Mandolin çalarak başladı.11 yaşında bağlama çalmaya başladı, 15 yaşında (1983) TRT Türk Halk Müziği Ön Dinleme  sınavını hem ses hem  de saz sanatçısı olarak kazandı. Aynı yıl Türk Folklor Kurumu Halk Müziği Okulu’nu birincilikle bitirdi.1984-85 yıllarında, TRT Gençlik Korosu (Klasik Batı Müziği) sınavını kazanarak bu koroda 2 yıl korist olarak görev aldı.TRT’de halk müziği alanında çalışmalar yaparken; koro çalıştırma ve yönetme tekniğini izlemek, kavramak ve klasik batı müziği koro literatüründeki eserleri tanımak amacıyla  korodaki görevini devam ettirdi.</p>
<p>Nitekim şef Gökçen Koray yönetiminde ki bu sürecin sonrasında, şefliğini yaptığı lise Türk Halk Müziği Koroları ile Milli Eğitim Bakanlığı yarışmalarında 1986 – 87 -88 ‘de 3 yıl üst üste Türkiye birinciliklerini kazandı.Aynı Yarışmalarda özel ve kategori ödülleri ile birlikte almış olduğu ödüllerin sayısı 20’ nin üstündedir. Bu vesile ile Bakanlık tarafından Türkiye’ yi temsilen gönderildiği, Polonya’da düzenlenen Uluslararası BIM müzik yarışmasında 2 yıl üst üste ( 1986 – 87) koro dalında 2.lik, 1987 yılında da 22 koro ve orkestra şefi arasında ‘’en iyi şef’’ ödülünü aldı. Bu ödülle birlikte merkezi Belçika’da bulunan ‘’Genç MüzisyenlerFederasyonu’’ nun özel bir bursunu kazandı.1988 yılından itibaren’’ Milli Eğitim Bakanlığı Türk Halk Müziği Yarışmaları Seçici Kurul Üyeliği’’görevini aldı. Aynı zamanda Türk Halk Müziği ve Türk Halk Dansları Seçici Kurul Üyesi Yetiştirme kurslarında ‘’Öğretim görevlisi‘’ olarak görev yaptı.1988 – 1992 yılları arsında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Müzik Eğitim Bölümü’nde Lisans eğitimini tamamladı. 1991 yılında Üniversite Türk Halk Müziği Korosu’nun şefliğini yaptı. Üniversite geneline ait korosu ile müzik bölümü oda müziği orkestrasını birleştirdi ve bu alandaki ciddi denemelerini yaptı.</p>
<p>Çalışmaları üniversite dışından da olumlu  karşılandı ve aynı sene (1991) İ.B.Ş.B.nin düzenlediği Devlet Tiyatroları Gençlik Günleri’nde bu toplulukla konserler verdi. 1994-1997 Yılları arasında İ.T.Ü. Türk Musiki Devlet Konservatuarı Sosyal Bilimler  Enstitüsü  Türk halk müziği  alanında  yüksek  lisans  yaptı. 1996 – 1997  öğretim  yılında  mezun  oldu.  2001 Yılı mayıs ayından itibaren  sahneye  konan  SULTANS OF THE DANCE, 2002 yılından itibaren de  ANADOLU ATEŞİ dans  gösterisinin  müziklerine  hem  besteci  hem  de  aranjör  olarak  imza  attı. Buradaki eserleriyle Almanya, Katar, İsrail, Çin, Japonya, Lübnan, Rusya gibi 3 kıtaya ait birçok ülkeye ulaştı. 2002  FIFA  Dünya Kupası  resmi  cd  sinde  Türkiye’ yi temsil  eden  ZAFER  ZAMANI  isimli şarkının da bestecisidir. 2003 yılı itibarı ile konserler  veren  ANADOLU ATEŞİ  Orkestrası&#8217; nın şefliğini yaptı. 2004 yılında Türkiye&#8217; de yapılan EUROVISION şarkı yarışması finallerinde  Anadolu Ateşi gösterisindeki beste ve arajmanlarıyla eserleri 1,5 milyar kişiye ulaştı.  Aynı yıl  gösterime sunulan  ritm ve dans tiyatrosu  DAWOOL  ile  NIGHT OF  SULTANS  isimli  dans  gösterisinin  müziklerine  besteci ve aranjör olarak  imza  attı.  2004 yılı sonunda  ANATOLIA, 2005 yılında da LEGENDS OF ANATOLIA  isimli  enstrümantal  albümlerini çıkardı. Bu albümlerdeki  6 eseri tüm dünya listelerinde yer alan albümlerde  yayınlandı. 2005 UNICEF yararına hazırlanan We are the WORLD isimli albümde Türkiye’yi temsil eden sanatçı oldu.</p>
<p>1990 yılından itibaren  150  civarında  kaset  ve  cd lerde  yayınlanmış  şarkısı  ve  50 nin  üzerinde müzik  direktörlüğü  ve  aranjörlüğünü  yaptığı  albümle   müzik  sektöründeki  çalışmalarını  halen  sürdürmektedir.</p>
<p><a href="http://www.powerclub.com.tr/tumsarkilar.jsp?Id=515">Taner Demiralp&#8217;in tüm şarkı ve sözlerine buradan bakabilirsiniz</a></div>
</div>
</div>
</div>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ensevgiliye.net/taner-demiralp-kimdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Salavat</title>
		<link>http://www.ensevgiliye.net/salavat.html</link>
		<comments>http://www.ensevgiliye.net/salavat.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2009 09:31:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nükteler]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberim]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[salat]]></category>
		<category><![CDATA[salavat]]></category>
		<category><![CDATA[selam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ensevgiliye.net/?p=244</guid>
		<description><![CDATA[Allâh’ım, kalplerin tabîbi ve devâsı, vücutların âfiyeti ve şifâsı, gözlerin nûru ve ziyâsı olan Efendimiz Muhammed’e, âline ve ashâbına salât ü selâm eyle Amin<hr /><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0298987309297374";
/* 468x60, oluturulma 05.08.2009 */
google_ad_slot = "8914149711";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><a href="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/Ensevgiliye___Rose_by_kenanhudabi.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-245" title="Ensevgiliye___Rose_by_kenanhudabi" src="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/Ensevgiliye___Rose_by_kenanhudabi.jpg" alt="Ensevgiliye   Rose by kenanhudabi Salavat" width="300" height="301" /></a></p>
<p>Allâh’ım, kalplerin tabîbi ve devâsı, vücutların âfiyeti ve şifâsı, gözlerin nûru ve ziyâsı olan Efendimiz Muhammed’e, âline ve ashâbına salât ü selâm eyle</p>
<p><strong>Amin</strong></p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ensevgiliye.net/salavat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baharıma bir kelebek</title>
		<link>http://www.ensevgiliye.net/baharma-bir-kelebek.html</link>
		<comments>http://www.ensevgiliye.net/baharma-bir-kelebek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2009 12:40:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Nükteler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ensevgiliye.net/?p=165</guid>
		<description><![CDATA[“Ülkenin birinde yaşanan” diye başlayan, çiçeklerin en güzel rengini arayan; mavi renkli bir kelebeğin hikâyesi.  Küçücük bedeni ile binbir renkli çiçeklerin nazarında her güne gece eklermiş.  Gecelerede topladığı renkleri asarmış. Kırmızı gonca bir gül, mavi rengine göz kırpmış ve demiş ki; “Sen şu karşı dağın tepesindeki en güzel çiçeğin rengini biliyor musun? Rengine türküler yakılan, [...]<hr /><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0298987309297374";
/* 468x60, oluturulma 05.08.2009 */
google_ad_slot = "8914149711";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><a href="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/butterfly-of-the-love.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-166" title="butterfly of the love" src="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/butterfly-of-the-love-300x229.jpg" alt="butterfly of the love 300x229 Baharıma bir kelebek" width="300" height="229" /></a></p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;">“Ülkenin birinde yaşanan” diye başlayan, çiçeklerin en güzel rengini arayan; mavi renkli bir kelebeğin hikâyesi.  Küçücük bedeni ile binbir renkli çiçeklerin nazarında her güne gece eklermiş.  Gecelerede topladığı renkleri asarmış.</p>
<p style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 1em; margin-left: 0px; padding: 0px;">Kırmızı gonca bir gül, mavi rengine göz kırpmış ve demiş ki; “Sen şu karşı dağın tepesindeki en güzel çiçeğin rengini biliyor musun? Rengine türküler yakılan, yoluna canlar verilen, edalı, nazlı çiçeğin rengini. Ömründe o çiçeği gören bilen sadece bir kelebek vardır. O da dağın tepesine ulaşınca, o çiçeğin rengine bürünerek geri dönen, dili lal olan kelebektir. Eğer ki; en güzel rengi aramızda ararsan, sende o çiçeği görmelisin. Ama yol uzun ve çetindir. Dönerim diye çıktığın yolda yarım kalabilirsin.”<br />
Küçük mavi kelebek; “Ben de görmek istiyorum. O güzelle ben de büyülenmek istiyorum.” demiş.  Küçücük bedenine bakmadan kocaman yüreğim var diye hesap etmiş.<br />
Günün ilk ışıklarıyla yola koyulmuş. Günler haftaları kovalarken bir rüzgâra yakalanmış. “Yolum yarılanmadı” derken, toprağa düşmüş. Can havliyle son soluğunu alırken, uzaklardan bir ses rüzgâra çalınmış.  “Benim büyüme boyanmak için rengini bilmen gerekir, senin rengin ne?” Küçük mavi kelebek can havliyle;  “Benim rengim mavi; umudun adı” demiş ve bayılmış.<br />
Gözlerini açtığında pembe renkli bir kardelen çiçeği görmüş. Kardelen çiçeği, büyüsüne kapılan mavi kelebeğe;  “Sen ve ben aynı yerde yaşayamayız. Ben soğuğu severim sen sıcağı, burada birimiz fazla” demiş.<br />
Küçük mavi kelebek; “O kadar güzelsin ki, ben giderim sen kal” demiş.   Küçük mavi kelebek orada rüzgâra savrulmuş, gitmiş…</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ensevgiliye.net/baharma-bir-kelebek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk namaz tecrübesi</title>
		<link>http://www.ensevgiliye.net/lk-namaz-tecrbesi.html</link>
		<comments>http://www.ensevgiliye.net/lk-namaz-tecrbesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 09:24:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nükteler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ensevgiliye.net/?p=154</guid>
		<description><![CDATA[Amerika&#8217;nın muhtelif üniversitelerinde görev yapan matematik Prof. Jefri Lang İslam&#8217;a giriş hikayesini yazmış olduğu &#8220;Melekler Soruncaya Kadar&#8221; isimli eserinde derin felsefi düşüncelerle, ruhani duygular arasında ilk namazını şöyle dile getiriyor: Müslüman olduğum gün cami imamı, bana namazın kılınışını açıklayan bir kitap verdi. Ancak Müslüman talebelerin buna endişelendiklerini gördüm, bana: — Acele etme, rahat ol, zamanla [...]<hr /><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0298987309297374";
/* 468x60, oluturulma 05.08.2009 */
google_ad_slot = "8914149711";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><img class="alignnone" title="ilk namaz" src="http://th07.deviantart.com/fs12/300W/i/2006/272/4/5/Signs_Of_Guardians_by_ageofloss.jpg" alt="Signs Of Guardians by ageofloss İlk namaz tecrübesi" width="300" height="181" /></p>
<p>Amerika&#8217;nın muhtelif üniversitelerinde görev yapan matematik Prof. Jefri Lang İslam&#8217;a giriş hikayesini yazmış olduğu &#8220;Melekler Soruncaya Kadar&#8221; isimli eserinde derin felsefi düşüncelerle, ruhani duygular arasında ilk namazını şöyle dile getiriyor:</p>
<p>Müslüman olduğum gün cami imamı, bana namazın kılınışını açıklayan bir kitap verdi. Ancak Müslüman talebelerin buna endişelendiklerini gördüm, bana:</p>
<p>— Acele etme, rahat ol, zamanla yavaş yavaş yaparsın, dediler.</p>
<p>Ben de kendi kendime, namaz bu kadar zor mu, dedim ve talebeleri duymamazlıktan gelerek, hemen vaktinde beş vakit namaz kılmaya karar verdim. O gece, loş ve küçük odama çekilerek kitaptan abdest ve namaz hareketleri egzersizlerini yaptım, namazda okunacak bazı surelerin Arapça okunuşlarıyla İngilizce anlamlarını ezberlemeye çalıştım.</p>
<p>İlk namaz denemesi için kendime güven gelince yatsı namazını kılmaya karar verdim. Vakit gece yarısıydı, kitabı alıp banyoya girdim, kitabı açarak, mutfaktaki ilk yemek denemesi yapan aşçı gibi kitaptaki talimatları dikkat ve incelikle bir bir uyguladım.</p>
<p>Abdest bitince odanın ortasında durup, kapı ve pencerelerin kilitli ve kapalı olmasından emin olduktan sonra kıble olarak bildiğim tarafa yöneldim, derin bir nefes aldım ve elimi kaldırarak alçak bir sesle Allahu Ekber dedim.</p>
<p>Kimsenin beni işitmemesini ve görmemesini umuyordum, yavaş yavaş Fatiha suresi ile kısa bir sureyi Arapça olarak okudum. İkinci bir tekbir alarak Rükua gittim, rükuda biraz tedirginlik hissettim, çünkü hayatımda hiç kimseye eğilmemiştim. Odada yalnız olduğumu hatırlayınca sevindim. Sübhane Rabbiyel Azim dediğimde kalbimin hızla çarptığını hissettim.</p>
<p>Tekrar tekbir getirerek doğruldum ve artık secdeye varma zamanı gelmişti. Secdeye varmak üzere ellerimi ve dizlerimi yere koyunca donakaldım, secdeye gidemiyordum, efendisinin önünde başını yere koyan köle gibi yüzümü, burnumu yere koyup kendimi zillet sandığım bir duruma düşüremiyordum, üstelik bacaklarım da katlanamıyordu,<br />
utandım gülünç duruma düştüm zannettim. Bu durumda beni gören, arkadaş ve tanıdıklarımın önünde acınacak ve alay edilecek halimi düşündüm, arkadaşlarımın kahkahalarını duyar gibi oluyordum.</p>
<p>Bir müddet tereddüt ettikten sonra derin bir nefes aldım, başımı seccadeye koydum, dikkatimi dağıtacak düşüncelere yer vermeden ikinci secdeye de vardım. Bu esnada kendi kendime &#8220;Daha önümde üç tur daha var&#8221; diye düşündüm ve kararlıydım: Neye mal olursa olsun bu namazı tamamlayacağım. Son secdede tam bir sükûnet hissettim. Nihayet teşehhütten sonra selam verdim.</p>
<p>Selamdan sonra bulunduğum yerde olduğum gibi kaldım, geriye dönüp nefsimle giriştiğim savaşı aklımdan geçirdim, bir savaştan çıktığımı hissettim, sonra başımı önüme eğerek mahcup bir şekilde</p>
<p>— Allah&#8217;ım geri zekalılığımdan ve tekebbürümden dolayı beni bağışla, uzak bir yerden geldim ve daha önümde kat edilecek uzun bir yol var, diye dua ettim.</p>
<p>Bu esnada daha önce hiç yaşamadığım bir şeyi hissettim. Bunu kelimelerle ifade etmek mümkün değil. Vücudumu, kalbimin bir noktasından çıktığını hissettiğim ve anlatmaktan aciz kaldığım bir dalga kapladı, soğuk gibiydi, ilk etapta irkildim, vücuduma olan etkisinden ziyade garip bir şekilde duygularımı etkiledi ve görünür bir rahmetin varlığını hissettim. Bu rahmet sonra içime nüfuz ederek içimde kaynamaya başladı.</p>
<p>Sonra sebebini bilmeden ağlamaya başladım, ağlamam artıp gözyaşlarım aktıkça, rahmet ve lütuftan harika bir gücün beni kucakladığını hissettim. Günahkâr olmama rağmen, günahlarımdan veya utanç ve sevinçten dolayı ağlamıyordum. Sanki büyük bir set açılmış ve içimdeki korku ve keder sel olup gidiyor. Bu satırları yazarken kendi kendime diyordum:</p>
<p>— Allah&#8217;ın rahmet ve mağfireti, sadece günahları affetmiyor, o aynı zamanda bir şifa ve bir sekinedir.</p>
<p>Uzun bir süre başım eğik bir şekilde öylece diz üstü kaldım. Ağlamam durunca, yaşadığım deneyi akıl ile izah etmenin mümkün olmadığını anladım. Bu esnada idrak ettiğim en önemli husus ise, benim Allah&#8217;a ve namaza şiddetle muhtaç olduğum gerçeği oldu. Yerimden kalkmadan önce de şu duayı yaptım:</p>
<p>— Allah&#8217;ım bir daha küfre girmeye cüret edersem beni, o küfre girmeden önce öldür ve bu hayattan kurtar, hata ve eksiksiz yaşamanın çok zor olduğunu biliyorum, ancak şunu yakînen biliyorum ki, bir tek gün dahi olsa Sensiz yaşamak, Senin varlığını inkâr etmem mümkün değildir</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ensevgiliye.net/lk-namaz-tecrbesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evrad-ı Kudsiye</title>
		<link>http://www.ensevgiliye.net/evrad-kudsiye.html</link>
		<comments>http://www.ensevgiliye.net/evrad-kudsiye.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2009 09:02:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nükteler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ensevgiliye.net/?p=151</guid>
		<description><![CDATA[Allah&#8217;ım! Sen bütün varlıkların gerçek maliki ve onlarda görünen her türlü fiil, hal, şe&#8217;n ve tasarrufun sahibi olan Melik&#8217;sin; varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zati, ezeli ve ebedi olan Hay&#8217;sın; varlığınla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyum&#8217;sun, Kainattaki bütün varlıkların dayandıkları tek gerçek Senin [...]<hr /><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0298987309297374";
/* 468x60, oluturulma 05.08.2009 */
google_ad_slot = "8914149711";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><img class="alignnone" title="Evradı kudsiye" src="http://th07.deviantart.com/fs44/300W/i/2009/088/1/9/love_the_divine_light_by_illiyun.jpg" alt="love the divine light by illiyun Evrad ı Kudsiye" width="300" height="375" /></p>
<p>Allah&#8217;ım! Sen bütün varlıkların gerçek maliki ve onlarda görünen her türlü fiil, hal, şe&#8217;n ve tasarrufun sahibi olan Melik&#8217;sin; varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zati, ezeli ve ebedi olan Hay&#8217;sın; varlığınla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyum&#8217;sun, Kainattaki bütün varlıkların dayandıkları tek gerçek Senin isim ve sıfatlarının tecellileridir ve Sen, zatın gerçek olduğu gibi, şuunat, sıfat, isim ve fiileri de gerçek olan Hak&#8217;sın; Peygamber ve kitaplar göndererek Kendini tanıttıran ve razı olacağın şeyleri insanlara, cinlere ve dilediğin varlıklara bildiren Mübin&#8217;sin</p>
<p>Öyle ki, Senden başka hiçbir İlah yoktur. Sen benim Rabbim&#8217;sin, zira beni Sen yarattın. Ben ise Senin kulunum. Sana verdiğim söze ve vaadime gücüm yettiği kadar bağlıyım. Yaptığım kötülüklerin şerrinden Sana sığınırım. Üzerimdeki nimetin olan iyilik ve sevaplarımla huzuruna geliyor ve günahlarımla birlikte Sana dönüyorum. Günahlarımı affet, çünkü günahları bağışlayan başka kimse yok, ancak Sen varsın, teşekkürler Allah&#8217;a aittir. Allah&#8217;tan başka hiçbir İlah yoktur. Allah en büyüktür ve yüceler yücesidir. Varlık alemine çıktığımız andan itibaren yaratılış gayemize ulaşancaya kadar her türlü tehlikeden, olumsuz hal ve tavırlardan bizi kurtaracak kudret; bütün istek ve arzularımıza bizi kavuşturacak kuvvet, ancak yüceler yücesi büyük Allah&#8217;ın kudret ve kuvvetidir.</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ensevgiliye.net/evrad-kudsiye.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anama Mektup &#124; M. Yazıcıoğlu</title>
		<link>http://www.ensevgiliye.net/anama-mektup-yazicioglu.html</link>
		<comments>http://www.ensevgiliye.net/anama-mektup-yazicioglu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2009 19:06:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kutlu Zamanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Nükteler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ensevgiliye.net/?p=136</guid>
		<description><![CDATA[Bugün sekiz mayıs &#8216;Anneler Günü&#8217; Hatırlanıp kucaklanıyormuş anne ve sevgi Kalplerde şefkatle tam koca bir gün Hatırlanıp kucaklanıyormuş anne ve sevgi. Ben seni bugün hatırlamadım anne Sana karşı sevgim aynıydı yine Benim sevgim sığmaz ki öyle bir gün&#8217;e Bir ömür de olsa doyamam sevgine. Her an ruhumu ısıtır sıcaklığın Seni düşünmek bile doyumsuz zevk Acısı [...]<hr /><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0298987309297374";
/* 468x60, oluturulma 05.08.2009 */
google_ad_slot = "8914149711";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><a href="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/ana.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-137" title="ana" src="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/ana.jpg" alt="ana Anama Mektup | M. Yazıcıoğlu" width="220" height="347" /></a></p>
<p>Bugün sekiz mayıs &#8216;Anneler Günü&#8217;<br />
Hatırlanıp kucaklanıyormuş anne ve sevgi<br />
Kalplerde şefkatle tam koca bir gün<br />
Hatırlanıp kucaklanıyormuş anne ve sevgi.</p>
<p>Ben seni bugün hatırlamadım anne<br />
Sana karşı sevgim aynıydı yine<br />
Benim sevgim sığmaz ki öyle bir gün&#8217;e<br />
Bir ömür de olsa doyamam sevgine.</p>
<p>Her an ruhumu ısıtır sıcaklığın<br />
Seni düşünmek bile doyumsuz zevk<br />
Acısı derin senden uzaklığın<br />
Sensin benim dünyama ışık ve renk&#8230;</p>
<p>Özledim ışıl ışıl sevgi dolu gözlerini<br />
Ne güzeldi göğsüne yaslanıp öyle ağlamak<br />
Ellerimle yırtardım o gül yüzlerini<br />
Zevk verirdi nasırlı ellerinde hırpalanmak.<a href="http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=185694" target="_blank"><strong></strong></a></p>
<p>Yine arıyorum dostluk dolu o yüzün<br />
Hep ben muhtaçtım sana yine muhtacım<br />
Aşkımı, sevgimi gösteremedim bir gün<br />
Saçlarım ağarsa da hep sana muhtacım.</p>
<p>Yollarım açılsa bağrıma bassam<br />
Sımsıcak göğsünde öyle ağlasam<br />
Doyumsuz sevgini tekrar yaşasam<br />
Hıçkırıp, naz yapın &#8220;Ana&#8221; diyerek</p>
<p>Anamsın, bu bir gerçek<br />
Sen olmasan ben olmazdım<br />
Sensin gönlümdeki en güzel çiçek<br />
İncinip, koparılsan yaşamazdım.</p>
<p>Hasretin unutturdu beni bana<br />
Sevgine karşılık veremiyorum.<br />
Adet olsun diye olsa da sana<br />
Layık bir hediye bulamıyorum.</p>
<p>Maddi değerleri tek tek arasam<br />
Hazırlasam güzel bir buket sana<br />
Zümrütten, yakuttan saraylar alsam<br />
Değeri ölçülmez yanında Anam&#8230;</p>
<p>Çiçek aradım dün beklersin diye<br />
Bulamadım taş ve demirden başka<br />
Sevgimin ifadesi bir tek hediye<br />
Yollayamadım ki inan dua&#8217;dan başka</p>
<p>Cennetle müjdelenmiş analar<br />
Sen de gezin cennet bahçelerinde<br />
Ayakların altından aksın ırmaklar<br />
Makamın melekler gibi yükseklerde</p>
<p>Şefaatına mazhar ol Muhammed Mustafa (s.a.v)&#8217;nın<br />
Rahmetiyle kuşatsın seni Allah&#8217;ım<br />
Yoldaşı ol hurilerle anamız Fatma&#8217;nın<br />
Babamla firdevs bahçelerinde gezin cananım.</p>
<p>Saadetle ol dünya ve ahirette<br />
Sana sağlık ve sıhhatler diliyorum<br />
Selam ve sevgiler yollayıp nihayette<br />
Ta yürekten ANA, ANA diyorum.</p>
<p><strong>1983 Mamak Cezaevi</strong></p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ensevgiliye.net/anama-mektup-yazicioglu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir gece kalkarsınız</title>
		<link>http://www.ensevgiliye.net/bir-gece-kalkarsiniz.html</link>
		<comments>http://www.ensevgiliye.net/bir-gece-kalkarsiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2009 08:45:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nükteler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ensevgiliye.net/?p=114</guid>
		<description><![CDATA[Bir gece kalkarsınız Çünkü bilmediğiniz bir şey uyandırmıştır sizi Gecenin yarısında ve en sessizinde. Ve hemen anlarsınız o şey namazdır. Besmele çekersiniz, ve abdeste koşarsınız, bütün azalarınızla&#8230; Gecenin o zifiri karanlığında abdestin nuru aydınlatır odanızla beraber alnınızı, kalbinizi, Doldurur nurla içinizi&#8230; Ve dün geceden sizi bekleyen seccadeniiiiz, tesbihiniiiz&#8230; Usulca aralarsınız dolabın kapısını Alırsınız seccadenizi tesbihinizi&#8230; [...]<hr /><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0298987309297374";
/* 468x60, oluturulma 05.08.2009 */
google_ad_slot = "8914149711";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><a href="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/3badk.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-115" title="3badk" src="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/3badk.jpg" alt="3badk Bir gece kalkarsınız" width="300" height="225" /></a><br />
Bir gece kalkarsınız<br />
Çünkü bilmediğiniz bir şey uyandırmıştır sizi<br />
Gecenin yarısında ve en sessizinde.<br />
Ve hemen anlarsınız<br />
o şey namazdır.<br />
Besmele çekersiniz,<br />
ve abdeste koşarsınız,<br />
bütün azalarınızla&#8230;<br />
Gecenin o zifiri karanlığında<br />
abdestin nuru aydınlatır<br />
odanızla beraber alnınızı, kalbinizi,<br />
Doldurur nurla içinizi&#8230;<br />
Ve dün geceden sizi bekleyen seccadeniiiiz, tesbihiniiiz&#8230;<br />
Usulca aralarsınız dolabın kapısını<br />
Alırsınız seccadenizi tesbihinizi&#8230;<br />
Elleriniz değince tesbihinize, seccadenize<br />
Dokunur seccadeniz, tesbihiniz kalbinize&#8230;<br />
Ve yavaş yavaş açarsınız kat kat seccadenizi,<br />
Korsunuz yanıbaşına katlanmiş tesbihinizi&#8230;</p>
<p>Sanki o anda kat kat açılan seccadeniz değil de<br />
Yedi kat semanın kapılarıdır size&#8230;</p>
<p>Ve niyet edersiniz</p>
<p>Rabbim<br />
Allahım<br />
ey Rahman<br />
ey Rahim dersiniz<br />
Affımı diliyorum<br />
Huzuruna kabulümü umuyorum<br />
Miracımı istiyorum<br />
Kabul eder misin? divanına durmamı<br />
Kabul eder misin? huzurunda ellerimi bağlamamı, kıyamımı, kıraatımı&#8230;<br />
Ve bana yardım eder misin?<br />
rukümla senin önünde eğerken nefsimi</p>
<p>kalbinizin en sessiz ama en derin yerinden<br />
Allahım dersiniiiz<br />
Ve dudaklarınızın arasından dökülüverir sessiiiz haykırışınız:<br />
Dizlerim, ellerim ve alnım hep beraber yere değdiğinde<br />
Secdeye vardığımda<br />
Nasiplendirir misin?<br />
bu günahkar kulunu azıcık ta olsa rahmetinden<br />
Evet, biliyorum buna layık değilim<br />
Her gün, her saat, ve her dakika günah işliyorum,<br />
sana isyan ediyorum,<br />
sana karşı geliyorum.<br />
Ama yine de bunu istiyorum<br />
Pişmanım<br />
Kusurlarıma, eksiklerime, hatalarıma, günahlarıma<br />
Söz veriyorum sana,<br />
tevbe ediyorum<br />
pişmanım<br />
Bir değil, yüz değil, biiin defa tevbe ediyorum günahlarıma&#8230;</p>
<p>Allah en büyüktür dersiniz<br />
Bırakırsınız arkanızda bu dünyaya ait her ne varsa<br />
Ve başlarsınız namazınızı edaya<br />
Artık önünüzde sadece kabe ve bir de o serdiğiniz seccade vardır&#8230;<br />
Ve sanki başınızın üstünde<br />
uçmasından korktuğunuz bir kuş varmışcasına kıyamda durursunuz<br />
Hiç kıpırdamadan&#8230;<br />
Ellerinizle birlikte bağlarsınız<br />
Rabinizle aranızda bir bağ&#8230;<br />
Okursunuz kitabınızı, Kur&#8217;an&#8217;ı Kerim&#8217;i&#8230;</p>
<p>Şimdi kaçar sizden şeytan, en büyük düşman<br />
sizinle birlikte eğilir<br />
Gün boyu savaştığınız nefsiniz&#8230;</p>
<p>Eğilmişsinizdir fakat bir o kadar da yükselmişsinizdir<br />
Huşunuzla göklere erişmişsinizdir<br />
Artık kalbiniz farklı atmaktadır<br />
Ruhunuz özgürdür</p>
<p>Heyecanınız artmıştır<br />
Çünkü sırada secde vardır Rab&#8217;le buluşma anı vardır<br />
Bırakıverirsiniz secdeye usulca<br />
Sırasıyla dizlerinizi, ellerinizi ve alnınızı.</p>
<p>Yavaş yavaş<br />
Usul usul<br />
karanlık geceyle birlikte fısıldarsınız:<br />
Sübhane rabbiyel ala<br />
Sübhane rabbiyel ala<br />
Sübhane rabbiyel ala&#8230;</p>
<p>İçiniz dolmuştur<br />
Çünkü kalbiniz mutmain olmuştur</p>
<p>Ve en sonunda başınız öne eğik oturursunuz<br />
Tahiyyatı okursunuz<br />
selam sana<br />
dersiniz<br />
ve rabinizin selamını alırsınız<br />
sonra Fahr-i kainat efendimizi<br />
yönünüzü döndüğünüz<br />
kabenin mimarı İbrahim (a.s)ı selamlarsınız<br />
Ve sonra yine selamlarsınız<br />
Gece gündüz hep sizinle olan<br />
Amellerinizi yazan<br />
Sizi koruyan meleklerinizi</p>
<p>yavaş ama bir o kadar da sessiz&#8230;<br />
çünkü vakit seher her şey sessiz</p>
<p>Artık namazınız bitmiştir<br />
elleriniz açılmıştır<br />
vakit dua vaktidir<br />
kalbiniz bir bir sıralar dualarınızı<br />
der amiiin<br />
sessiz dudaklarınız<br />
yatakta bıraktığınız uykunuz<br />
banıbaşınızda melekleriniz<br />
önünüzdeki seccadeniz<br />
ve bir de tesbihiniz</p>
<p>Konmuştur açılan ellerinize<br />
affınız,istekleriniz, arzularınız<br />
dolmuştur kalbinize<br />
huzurunuz, sukunetiniz ve mutluluğunuz&#8230;</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ensevgiliye.net/bir-gece-kalkarsiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adem Dergisi &#124; Şubat Sayısı</title>
		<link>http://www.ensevgiliye.net/adem-dergisi-subat-sayisi.html</link>
		<comments>http://www.ensevgiliye.net/adem-dergisi-subat-sayisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 20:15:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kutlu Zamanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Nükteler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ensevgiliye.net/?p=69</guid>
		<description><![CDATA[Adem Dergisi Şubat sayısı sizlerle.. Abonelik ve Reklam için: bilgi@ademdergisi.com Promosyonlar için : promosyon@ademdergisi.com lütfen desteğinizi ve duanızı esirgemeyin Dergi pdf formatındadır indirip inceleyebilirsiniz&#8230; Dergi İçeriği: 03 “ikra” Okumanın Önemi 08 Hz.Adem(a.s.) 16 Hz.Hatice(r.a.) 11 Şair Nabi 19 Çobanın Aşkı 24 Veysel Karani 35 Kurban 43 Mesnevi-i Şerif (Hz.Mevlânâ) 21 Tesettür 29 Futuhu’l Gayb 39 [...]<hr /><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0298987309297374";
/* 468x60, oluturulma 05.08.2009 */
google_ad_slot = "8914149711";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><a href="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/adem_dergisi_subat_sayisi.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-70" title="adem_dergisi_subat_sayisi" src="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/adem_dergisi_subat_sayisi.jpg" alt="adem dergisi subat sayisi Adem Dergisi | Şubat Sayısı" width="300" height="421" /></a></p>
<p><strong>Adem Dergisi Şubat sayısı sizlerle..</strong></p>
<p><strong>Abonelik ve Reklam için</strong>: bilgi@ademdergisi.com<br />
<strong>Promosyonlar için</strong> : promosyon@ademdergisi.com<br />
lütfen desteğinizi ve duanızı esirgemeyin</p>
<p><a title="adem dergisi şubat sayısı" href="http://www.deviantart.com/download/111097383/Adem_Dergisi_Subat_Sayisi_by_cihanYILDIZ.pdf">Dergi pdf formatındadır indirip inceleyebilirsiniz&#8230;</a></p>
<p><strong>Dergi İçeriği:</strong></p>
<p><strong>03</strong> “ikra” Okumanın Önemi<br />
<strong>08</strong> Hz.Adem(a.s.)<br />
<strong>16</strong> Hz.Hatice(r.a.)<br />
<strong>11 </strong>Şair Nabi<br />
<strong>19</strong> Çobanın Aşkı<br />
<strong>24</strong> Veysel Karani<br />
<strong>35</strong> Kurban<br />
<strong>43</strong> Mesnevi-i Şerif (Hz.Mevlânâ)<br />
<strong>21</strong> Tesettür<br />
<strong>29</strong> Futuhu’l Gayb<br />
<strong>39</strong> Söyleşi<br />
<strong>57</strong> Gülşen-i Raz ( Mahmûd Şebisteri (k.s)</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ensevgiliye.net/adem-dergisi-subat-sayisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hâtem&#8217;ül Enbiyâ</title>
		<link>http://www.ensevgiliye.net/hatemul-enbiya.html</link>
		<comments>http://www.ensevgiliye.net/hatemul-enbiya.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2008 19:14:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nükteler]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hatemul enbiya]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ensevgiliye.net/blog/?p=50</guid>
		<description><![CDATA[Meyve, ağacın &#8220;hâtem&#8221;idir. Toprağın bağrına yayılmış isimsiz köklerin hepsi meyvenin yüzünde bulur isimlerini. Göğe dal budak salıp dağılmış, dal uçlarına taşmış, yaprakların yüzünde saklanmış, çiçeklerin kokusuna sinmiş görünmez sır meyvenin teninde cisimleşir, ete tohuma bürünür, ele avuca gelir. Sanki kökten dal uçlarına değin bir saklambaç oyunudur ağaç; yapraklarının hışırtısında ninniler sırrını, kurumuş kemikler gibi cansız [...]<hr /><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0298987309297374";
/* 468x60, oluturulma 05.08.2009 */
google_ad_slot = "8914149711";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><a href="http://www.ensevgiliye.net/blog/wp-content/the_peace_by_morabaa.jpg"><a href="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/mohammad.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-55" title="mohammad" src="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/mohammad.jpg" alt="mohammad Hâtemül Enbiyâ" width="300" height="225" /></a><br />
</a></p>
<p>Meyve, ağacın &#8220;hâtem&#8221;idir. Toprağın bağrına yayılmış isimsiz köklerin hepsi meyvenin yüzünde bulur isimlerini. Göğe dal budak salıp dağılmış, dal uçlarına taşmış, yaprakların yüzünde saklanmış, çiçeklerin kokusuna sinmiş görünmez sır meyvenin teninde cisimleşir, ete tohuma bürünür, ele avuca gelir.</p>
<p>Sanki kökten dal uçlarına değin bir saklambaç oyunudur ağaç; yapraklarının hışırtısında ninniler sırrını, kurumuş kemikler gibi cansız dallarının yoksulluğunda saklar müjdesini, ancak meyvenin dizi dibinde sobelenir bakışlara. Topraktan göğe ağan katı ağaç gövdesinin söze gelmesine, dallar arasında demlenen uzun bekleyişin dile gelmesine, farkına bile varmadan  meyve deyiveririz. Meyvesizlik, bir boşluktur. Semeresizlik bir küsüştür. Meyvesiz ağaç taşlanmayacak kadar terk edilmiştir, ne hali varsa göresice bir lüzumsuzdur. Meyve, ağacı anlamın göğüne iliştirir salkım salkım.  Ağaç, meyve ile hikmetin toprağında kök salar.  Meyve ümidi ile el üstünde tutulur. Dalları eğildikçe meyvelerin ağırlığından, daha bir dik durur ağaç. Dikildiğine değer meyvelerinin dökülmesiyle.</p>
<p>Meyve, çekirdeğin taşlaşmış ketumluğunun çözülüşüdür. Meyve, kırılgan aynaların göğsünden emilerek toplanmış bir sûret zaferidir. Meyve, unutulmuş zamanların kuytusundan çekilip çıkarılmış bir Yûsuf güzelliğidir. Meyve, mürekkep lekesine bulanmış varlık sayfasında &#8220;anlam&#8221;a düşen, &#8220;anlamak&#8221;la devşirilen, &#8220;anlam&#8221;ı inşa eden bir &#8220;Oku!&#8221;yucu bakışıdır.</p>
<p>Meyve, toprağın cana büründüğü, suyun hayata aktığı, havanın sevince boğulduğu, ateşin lezzet için yanıp tutuştuğu ağacın dört yakasını bir araya getiren düğmedir.</p>
<p>Meyve ağaca en sonunda gelir. En sonuncusudur ağacın cüzlerinin. Meyveden sonrası yoktur ağaçta. Ağacı şeffaf  bir libas gibi sarıp sarmalayan ihtimamın, gövdesini bir yetim başı kadar serin okşamalara uzatan şefkatin kumaşı gibidir meyve.  Bütün bir ağaç, gövdesiyle, dalı budağıyla, kökleri yapraklarıyla bir &#8220;meyve-öncesi&#8221; varoluştur. Bütün bir ağaç bir meyvenin eşiğinde dur(ul)mak için büyür, birikir, yığılır, toplanır. Ağacın bilindiği yerde durur meyve. Dal ve budakların, çiçek ve yaprakların şuuru gibi konuşur meyve. Bir bilinç ışıması olur meyve ve ağacın her parçasına kendi ismini koyar. Bir kelime gibi ağacın suskun yüzünü yerden kaldırır.</p>
<p>Meyve, ağaç sayfasında dal budak olup yayılan, köklere tutunup çoğalan, yapraklara sarılıp tebessüm eden, çiçek yüzlerinde okunan bir varoluş mektubunun sonunda bir mühür, bir hâtemdir.</p>
<p>İşte bu yüzden, &#8220;Hâtem&#8217;ül Enbiya&#8221; &#8220;Son Peygamber&#8221;den fazlasıdır. Hâtem, bir evrakın en sonuna vurulur; doğru. Ama evrakın baştan sona her noktasını gözeten anlamı çerçeveler ve onaylar. Evrakın sonunda olması, ‘hâtem&#8217;i mekanca ve zamanca tarif eder. Hâtem&#8217;i evraka vuran, evrakın her noktasıyla ilgilenir. Öyleyse, &#8220;Hâtem&#8217;ül Enbiya&#8221;  &#8220;Son/uç Peygamber&#8221;dir.</p>
<p>Varlığın akıllarda kök salan sırrı &#8220;Hâtem&#8217;ül Enbiya&#8221;nın sözüyle gövdelenir, dallanıp budaklanır. Âlemlerin dal budak salıp yıldız yıldız yere doğru eğilmesi &#8220;Hâtem&#8217;ül Enbiya&#8221;nın gözünde anlama bürünür. Sonsuz sevmelere müptela insan kalbinin dünya toprağındaki sancılı bekleyişi &#8220;Hâtem&#8217;ül Enbiyâ&#8217;nın avuçlarında filiz verir.  Varlığın dal uçlarında beliren peygamber çiçeklerinin dilinden solunan vahiy kokuları, Kur&#8217;ân&#8217;ın nefese sese bürünmüş, et kemik giyinmiş hâli olan Hâtem&#8217;ül Enbiyâ&#8217;nın yüzünde meyveye durur.</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ensevgiliye.net/hatemul-enbiya.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

