<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ensevgiliye &#187; Sosyal Hayatı</title>
	<atom:link href="http://www.ensevgiliye.net/category/peygamber-efendimiz/sosyal-hayati/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ensevgiliye.net</link>
	<description>yeniden ve yenilenerek...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 11 Dec 2009 12:49:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Efendimizin günlük sünnetleri&#8230;</title>
		<link>http://www.ensevgiliye.net/efendimizin-gunluk-sunnetleri.html</link>
		<comments>http://www.ensevgiliye.net/efendimizin-gunluk-sunnetleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 10:57:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sünnet - Hadisler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ensevgiliye.net/?p=173</guid>
		<description><![CDATA[1- ) En çok Pazartesi ve Perşembeleri oruç tutardı. Neden böyle yaptığı Pazartesi ve Perşembe Allah&#8217;a sunulur.sorulduğunda da şu cevabı verirdi: &#8221; Ameller her pazartesi ve perşembe Allah&#8217;a ( c.c.) sunulur. Oruçlu iken amelimin Allah&#8217;a (c.c.) arz olunmasını severim. Her Müslüman affedilir. Ancak dargın olan kişi müstesna. Cenab-ı Hak meleklere onlar için &#8220;bunları geri bırakın&#8221; [...]<hr /><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0298987309297374";
/* 468x60, oluturulma 05.08.2009 */
google_ad_slot = "8914149711";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><a href="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/Blend___Wallpaper_by_freakyframes.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-174" title="Blend___Wallpaper_by_freakyframes" src="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/Blend___Wallpaper_by_freakyframes.jpg" alt="Blend   Wallpaper by freakyframes Efendimizin günlük sünnetleri..." width="300" height="225" /></a></p>
<p>1- ) En çok Pazartesi ve Perşembeleri oruç tutardı. Neden böyle yaptığı Pazartesi ve Perşembe Allah&#8217;a sunulur.sorulduğunda da şu cevabı verirdi: &#8221; Ameller her pazartesi ve perşembe Allah&#8217;a ( c.c.) sunulur. Oruçlu iken amelimin Allah&#8217;a (c.c.) arz olunmasını severim. Her Müslüman affedilir. Ancak dargın olan kişi müstesna. Cenab-ı Hak meleklere onlar için &#8220;bunları geri bırakın&#8221; der. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />2- ) Cumartesi ve pazar günleri de umumiyetle oruç tutardı. ve şöyle derdi: &#8221; Bu iki gün müşriklerin bayram günleridir. Onlara muhalif olmaktan hoşlanırım. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />3- ) Yüzüğü gümüştendi, yüzüğü akik taşıydı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />4- ) Gözleri uyurdu lakin kalbi uyumazdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />5- ) Ahlakı Kur&#8217;an&#8217;dı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />6- ) Umumiyetle cuma günü yıkanırdı, bazen de terk ederdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />7- ) Çocuklara karşı çok merhametliydi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />8- ) Su içtiği zaman 3 defa nefes alır, üç nefeste içerdi ve &#8221; Bu daha mutlu, daha afiyetli ve daha sağlıklıdır. &#8221; buyurdu. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />9- ) Gece kalktığı zaman ağzını misvaklardı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />10- ) Son derece merhametliydi. Birisine bir şey vaad ettiği zaman imkanı olduğunda mutlaka o vaadini yerine getirirdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />11- ) İçinde su içilen bir cam kasesi vardı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />12- ) Sukunu uzun, gülmesi azdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />13- ) Hİzmetçiye söyledikleri sözlerden biri de &#8221; Bir ihtiyacın var mı? &#8221; idi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />14- ) Eza veren kötü huyu olmazdı. Birisinin diğeri aleyhine olan sözünü de kabul etmezdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />15- ) Kendisine meleklerin gelmesi ve Hz. Cebrail (as) ile konuşması sebebiyle pırasa, sarımsak, soğan gibi şeyler yemezdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />16- ) Yaslanarak yemek yemezdi. Arkasından iki kişi yürüyemezdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />17- ) Gece ağzına misvak sürmeden kalmazdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />18- ) Gusulden sonra abdest almazdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />19- ) Tebbessüm etmeden kesinlikle konuşmazdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />20- ) Ramazan Bayramında bir şey yemeden camiye çıkmazdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />21- ) Kurban Bayramında kurban kesilmeden evvel bir şey yemezdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />22- ) Üçten sonra sözü tekrar etmezdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />23- ) Gece veya gündüz uyuyup da uyandığı zaman mutlaka misvak kullanırdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />24- ) İkram edilen kokuyu geri çevirmezdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />25- ) Biad esnasında kadınların elini tutmazdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />26- ) Bir yudum su ile dahi olsa iftar etmeden akşam namazını kılmazdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />27- ) Gülüşü tebessümlerden ibaretti. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />28- ) Hastayı ancak üç günden sonra ziyaret ederdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />29- ) Şu beş şeyi hiçbir zaman yanından ayırmazdı; Ayna, sürme kabı, tarak, misvak ve ustura. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />30- ) Lamba ile kendisine aydınlık yapılmadıkça karanlık evde oturmazdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />31- ) Bir yerden kalkarken mutlaka &#8221; Subhaneke Allahümme Rabbi vebi hamdike la ilahe illa ente estağfiruke ve etübi ileyke&#8221; der ve şöyle buyururdu: &#8221; Yerinden kalkarken kim bunu söylerse mutlaka mecliste kendisinden südur eden günahları bağışlanır.&#8221; <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />32- ) Hiçbir şeye hayır demezdi. Kendisinden bir şey istendiği zaman eğer yapmak isterse evet derdi. İstemezse sükut ederdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />33- ) Abdestini kendisi alırdı. Kimseden yardım istemezdi. Vereceği sadakayı da bizzat kendi eliyle verirdi, kimseyi bunun için rahatsız etmezdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />34- ) Ne yemek ne de başka bir şey O&#8217;nu akşam namazından alıkoyamazdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />35- ) Dişlerini temizlemeden uyumazdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />36- ) Daima misvağı başucunda bulunurdu, öylece uyurdu. Uyanınca hemen onunla dişlerini fırçalardı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />37- ) Kahkaha ile gülmezdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />38- ) Yemeğe suya üfürmezdi. Kabın içinde nefes almazdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />39- ) Kendisinden kötü söz işiteceği kimseye yanaşmazdı. ( Buhari ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />40- ) Bir vali tayin ettiği zaman ona sarığı kendi eliyle sarıp giyindirirdi. Sarığın kuyruğunu sağ taraftan kulağa doğru sarkıtırdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />41- ) Sarığın kuyruğunu sağ taraftan kulağa doğru sarkıtırdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />42- ) Yanına çocuklar geldiği zaman onları tebrik eder, güzel karşılar ve onalara dua ederdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />43- ) Hurmayı yer ve çekirdeğini tabağa atardı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />44- ) Buğday ekmeği ile hurma yerdi v &#8221; Bunlar pek hoştur. &#8221; derdi. ( Tayalisi ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />45- ) Üzümü ağzına teker teker koyarak yerdi. ( Taberani ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />46- ) Hediye edileni yerdi, sadakayı yemezdi. ( İbn-i Said ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />47- ) Üç parmak ile yerdi, onları silmeden iyice yıkardı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />48- ) Hanımlarından biri yatıp uyumak istedikleri zaman ona 33 kere Subhanallah, 33 kere Elhamdülillah, 33 kere de Allahuekber demesini emrederdi. ( Mendi ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />49- ) İnsanları birbirine bağlamak ve sevindirmek için hediyeleşmelerini emrederdi. ( İbn-i Asakiri ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />50- ) Güneş tutulduğu zaman kılınan küsuf namazında köle azad edilmesini emrederdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />51- ) Nazar değmesinde ( hastalanınca ) Kalem Suresi 51, 52. ayetlerin okunmasını emrederdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />52- ) İnsana ait 7 şeyin gömülmesini emrederdi: Saç, kan, tırnak, diş, pıhtılaşmış kan, perde, hayız kanı. ( Hakim ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />53- ) Oruçlu iken iftar edeceği zaman ilkin su ile başalardı. Suyu iki veya üç defada nefes alarak içerdi yani bir defada içmezdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />54- ) Yüzüğünü sağ eline takardı. ( Müslim ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />55- ) Yüzüğünü sol eline takardı. ( Buhari ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />56- ) Yüzüğünü sağ aline takardı sonra sola değiştirirdi. ( İbn-i Asakir, Aişe (r.a. ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />57- ) Cinlerden ve nazar değmesinden Rabbine sığınırdı. Nihayet Muavvizeteyn nazil olunca onları okumaya başladı. Diğer duaları terk etti. Ani ölümden Allah&#8217;a sığınırdı, ölümden önce hastalanmasını isterdi. ( Taberani ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />58- ) Her namazdan sonra abdest alırdı. ( Buhari ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />59- ) Kurfuaz şeklinde ( Dizlerini karnına birleştirerek ) otururdu. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />60- ) Başına sarık sarıp ona kuyruk yaparak, iki omuzu arasından sarkıtırdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />61- ) Bütün vakitlerde Allah&#8217;ı (c.c.) zikrederdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />62- ) Gece karanlığında gündüzün ışığında gördüğü gibi görürdü. ( Beyhaki ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />63- ) Enine doğru misvak kullanırdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />64- ) Sabah namazının sünnetini kıldığı zaman sağ ayağının üzerine yatardı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />65- ) Aksırınca &#8221; Elhamdülillah&#8221; derdi. Bunu işiten &#8221; Barekallah&#8221; derdi. Tekrar Efendimiz: &#8221; Yehdina ve Yehdikümullah&#8221; derdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />66- ) Aksırdığı zaman elini ya da elbisesini ağzına koyardı, sesini alçaltırdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />67- ) Ayaktayken öfklendiklerinde hemen otururlardı. Otururken öfkelendiklerinde hemen yatarlardı. Böylece öfkeden teskin olup giderdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />68- ) Öğleden önce dört rekatı kaçırdıkları zaman onu farzı müteakiben iki rekattan sonra kılardı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />69- ) Arkadaşlarından birini üç gün görmediği zaman onu sorarlardı. Eğer gaib ( kayıp )ise ona dua ederlerdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />70- ) Dualarının daha şümüllü olanını severdi, diğerlerini terkederdi. ( Taberani ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />71- ) Tabaklanmış koyun postunda namaz kılmaktan hoşlanırdı. ( İbn-i Said ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />72- ) Bahçelerde namaz kılamaktan hoşlanırdı. ( Tirmizi ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />73- ) Duasına &#8221; Subhane Rabbiyel aliyyül ağlel vehhab &#8221; ile başlardo. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />74- ) Açlıktan beline taş bağlardı. ( İbn-i Said ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />75- ) Yeşilliğe akan suya bakmaktan hoşlanırdı. ( Ebu Nuaym ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />76- ) Ağzı kapanan kaptan hoşlanırdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />77- ) Hediyeyi kabul edrdi. Ona karşılık olarak bir şey verirdi. Sadakayı kabul etmezdi. ( Taberani ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />78- ) Kıraatini ayetlerin başında dura dura icra ederdi. &#8221; Elhamdülillahi Rabbil Alemin&#8221; der, sonra durur &#8221; Errahmanirrahim&#8221; der ve yine dururdu. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />79- ) Cuma günü namaza gitmeden önce bıyıklarını kırpardı, tırnaklarını keserdi. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />80- ) Namazda esnemekten hoşlanmazdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />81- ) Dağlamak, yani bir nevi tedavi şeklinden ve sıcak yemekten hoşlanmazdı ve şöyle buyururdu: &#8221; Soğuk yiyin çünkü bereketlidir. Dikkat edin sıcak yemekte bereket yoktur. &#8221; ( Ebu Nuaym ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />82- ) Nübüvvet mührünün görülmesinden hoşlanmazdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />83- ) Çok sorulmaktan hoşlanmazdı ve bunu ayıplardı. Ama Hz. Ebubekir (r.a) sorduğunda cevap verirdi ve bundan hoşlanırdı. ( Taberani ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />84- ) Yemeği ortasından yemekten hiç hoşlanmazdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />85- ) Yürüyüşünden aciz ve tembek olmadığı anlaşılırdı. <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />86- ) Secdede bazen kendisinden geçinceye kadar uykuya dalardı. Gözleri uyuyup kalbi uyumadığı için sonra klakıp abdest almaya ihtiyaç duymadan namazını kılardı. ( Ahmet bin Hanbel ) <br style="padding: 0px; margin: 0px;" /><br style="padding: 0px; margin: 0px;" />87- ) Son sözü şu olomuştur: &#8221; Namazı sakın terk etmeyin. Namazı sakın terk etmeyin, elleriniz altında bulunanlar hakkında Allah (c.c )&#8217;tan korkun, adaletle muamele edin. ( Ebu Davut )</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ensevgiliye.net/efendimizin-gunluk-sunnetleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyilik yap, iyilik bul!</title>
		<link>http://www.ensevgiliye.net/yilik-yap-iyilik-bul.html</link>
		<comments>http://www.ensevgiliye.net/yilik-yap-iyilik-bul.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 10:39:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ensevgiliye.net/?p=170</guid>
		<description><![CDATA[Cabir&#8217;den (r.a) rivayetle; - Rasûl-i Ekrem buyurdular ki: Her iyi olan şey sadakadır. Kardeşini güler yüzle karşılaman ve kendi kovandan kardeşinin kovasına boşaltman iyi olan şeylerdendir. Seçme Hadisler, 44 İyilik! Sen bastığı yerde çiçekler büyüten kutlu dost! Nasıl saygı duymam sana; cümle güzellikler hayranın iken ve bütün bütün ebedi ferahlığa adanmışken varlığın, nasıl hürmet etmem [...]<hr /><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0298987309297374";
/* 468x60, oluturulma 05.08.2009 */
google_ad_slot = "8914149711";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><a href="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/The_Light_of_Cosmos_by_kenanhudabi.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-169" title="The_Light_of_Cosmos_by_kenanhudabi" src="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/The_Light_of_Cosmos_by_kenanhudabi.jpg" alt="The Light of Cosmos by kenanhudabi İyilik yap, iyilik bul!" width="300" height="188" /></a></p>
<p><em>Cabir&#8217;den (r.a) rivayetle; </em></p>
<p><em>- Rasûl-i Ekrem buyurdular ki:</em></p>
<p><em>Her iyi olan şey sadakadır. </em></p>
<p><em>Kardeşini güler yüzle karşılaman ve </em></p>
<p><em>kendi kovandan kardeşinin kovasına</em></p>
<p><em> boşaltman iyi olan şeylerdendir.</em></p>
<p><em> Seçme Hadisler, 44</em></p>
<p style="line-height: 18px; text-indent: 50px; margin-top: 6px; margin-bottom: 6px;">İyilik! Sen bastığı yerde çiçekler büyüten kutlu dost!</p>
<p style="line-height: 18px; text-indent: 50px; margin-top: 6px; margin-bottom: 6px;">Nasıl saygı duymam sana; cümle güzellikler hayranın iken ve bütün bütün ebedi ferahlığa adanmışken varlığın, nasıl hürmet etmem sana? Ne söylendiyse güzellik üstüne hep sana adandı; ne biliniyorsa erdem adına hep seni besteledi çağlarca ve çağlarca.</p>
<p style="line-height: 18px; text-indent: 50px; margin-top: 6px; margin-bottom: 6px;">Ufku olmayan sahralara utangaç merhametleri savuran yiğitler ağu kokan ayrılıkları senin için yüklendiler; ve senin içindi yüzünde kufî çizgiler beliren yiğidin kekeme erguvanlar misali pul pul dökülüşü. Kendi kervanında kaybolan bezirganlar seni bulmak için aradılar kendilerini; buğday dengine senin için sakladı Bünyamin&#8217;in tasını Yusuf&#8217;lar, yeniden bulmak için. Seni gerdanlık diye takarak süslediler Züleyha&#8217;ları meşşatalar ve melali kör kuyularda gizlediler.</p>
<p style="line-height: 18px; text-indent: 50px; margin-top: 6px; margin-bottom: 6px;">İyilik! Sen, yanağında bulutlar terleyen dilara!</p>
<p style="line-height: 18px; text-indent: 50px; margin-top: 6px; margin-bottom: 6px;">Nasıl özlemem seni; dolunaylar kaşının ucunda bir ben olmaya can atarken, ve hüma kanatlarına düşürülen gölge seni dokurken, nasıl hasret duymam sana. Sensiz, yabanıl bozgunlar ve vahşi yenilgiler sunuyor nakaratı şimdi türkülere; sensiz, yörüngesinde fısıltıyla can çekişen renkler bulanık sellerce akıyor. Sensiz ilerleyen zamanda efsaneler kendilerini yakmaktalar ve esrarlı havzalarda yollarını yitirmekte çalıkuşları. Güneşin batışı gözlerinde seyredilen sevgililere hicran elçileri getiriyor umulmadık akşamlar; ve yetim serhadlerde doludizgin ırmaklar hüzün diye akıyor. Bir kum saatinden zerre zerre savrulmada şimdi kalpler iklimlere ve billur kırıklarında ağlıyor hayallere mahpus bir medeniyet.</p>
<p style="line-height: 18px; text-indent: 50px; margin-top: 6px; margin-bottom: 6px;">İyilik! Sen, hüsn ü ânının peşinde savrulup gittiğimiz nur-ı dide!</p>
<p style="line-height: 18px; text-indent: 50px; margin-top: 6px; margin-bottom: 6px;">Hayli zaman oldu. Cinaslı adımlarla yaşayan ehl-i diller tevriyeli çılgınlıklara koştular yokluğunda. Boş kalıplarda harcandı sözler ve cümleler anlamlarını yitirdi senden sonra. Yollarında serviler, servilerinde üveyikler büyüyen yurtlarımız çiğnendi bir bir. Arenaya salımlı aslanlar ilhamını yitirmiş şairlerin kabri başında ağlaşıyorlar artık. Senden sonra devrildi devrilmez sandığımız çınarlar ve son yalnızlığına hazırlanmakta şimdi udî acemaşiranlar. İyimser ferahnâklarımız üşüyen neylerin ceste ceste dağılan nağmesinde sınırdışı ediliyor mektup mektup. Gül dallarının teşrininde saklambaç oynayan bülbüllerimiz nicedir lâl düştü la&#8217;l kadehlerde; renkli uçurtmalar göklerde kayboldu ve derin feryadlar yollarını yitirdi yüreklerde. Süveydadan akseden izdüşümlerince sürmeler çekildi gözlere kudret kalemiyle ve mavera renkli rüzgârlar esti gurbet akşamlarında.</p>
<p style="line-height: 18px; text-indent: 50px; margin-top: 6px; margin-bottom: 6px;">İyilik! Sen, hasretiyle kor ateşlere döndüğümüz ahsen-i takvîm!</p>
<p style="line-height: 18px; text-indent: 50px; margin-top: 6px; margin-bottom: 6px;">Kaç sûreden birden gelirdin ayet ayet dünyamıza gece yarılarında, gündüz ortalarında; kırk ikindilerde ve kuşluk saatlerinde&#8230; Kardeşini güleryüzle karşılayan da, kovasından dostunun kovasına aktaran da sendin. Darılana gidendin hem, kötülüğü pişman edendin. Bir mihrap önünde varlığından geçen sultanlarca çoğaltandın varlığı, ve bir karanlık gecede aydınlatandın leylî dildarlığı. Sen bir göçmen kuşun kırık kanadını sarmak için vardın; aynı şarkıyı söyleyen sıcak dudaklardan aynı hazzı duyan kulaklara akardın. Bir şair gibi nazikçe sarardın kimsesizleri ve yıldız yağmurlarınca dökülürdün üstümüze tesbih tesbih. Denizlerinde yekâvâz gazeller dinleyerek büyürdü şefkat ve sahillerinde sadefler açılırdı müjde müjde&#8230;</p>
<p style="line-height: 18px; text-indent: 50px; margin-top: 6px; margin-bottom: 6px;">İyilik! Eşim benim, iki gözüm, sultanım! Varlığında kederlerin derin uykulara daldığı ve bir daha uyanmadığı efendim. Var olduğunu bilmek, en ulvi tesellimdir.</p>
<p style="line-height: 18px; text-indent: 50px; margin-top: 6px; margin-bottom: 6px;">İyilik!</p>
<p style="line-height: 18px; text-indent: 50px; margin-top: 6px; margin-bottom: 6px;">Geriye dönecek çağında mısın? Ve bir gün, bir gül fecrinde, eski yollardan çıkıp gelir misin?!.</p>
<p style="line-height: 18px; text-indent: 50px; margin-top: 6px; margin-bottom: 6px;">&#8220;Güneş katlanıp dürülmeden&#8230;</p>
<p style="line-height: 18px; text-indent: 50px; margin-top: 6px; margin-bottom: 6px;">&#8230;Ve yıldızlar kararıp dökülmeden.&#8221;</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ensevgiliye.net/yilik-yap-iyilik-bul.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şakalarıyla ve gülen çehresiyle efendimiz</title>
		<link>http://www.ensevgiliye.net/sakalariyla-ve-gulen-cehresiyle-efendimiz.html</link>
		<comments>http://www.ensevgiliye.net/sakalariyla-ve-gulen-cehresiyle-efendimiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2009 08:38:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ensevgiliye.net/?p=111</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Peygamber (s.a.s.) ve ashâbının arkadaşlarıyla şakalaştıkları çokça görülmüştür. Ashâb, Rasûlullah’a; “Yâ Rasûlallah, Sen bizimle şaka yapıyorsun!” demişlerdi. Rasûlullah (s.a.s.): “Ben (şaka bile olsa) sadece doğruyu konuşurum; haktan başka bir şey söylemem.” (Tirmizî, Birr 57, hadis no: 1991) buyurdu. Büyük Önderimiz, çok şen, neşeli ve latif bir insandı. Ciddi ve zor bir işle görevli olmasına [...]<hr /><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0298987309297374";
/* 468x60, oluturulma 05.08.2009 */
google_ad_slot = "8914149711";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><hr />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><a href="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/prophet_mohamed1.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-110" title="prophet_mohamed1" src="http://www.ensevgiliye.net/wp-content/yuklenen/prophet_mohamed1.jpeg" alt=" Şakalarıyla ve gülen çehresiyle efendimiz" width="300" height="300" /></a></p>
<p><span class="postbody">Hz. Peygamber (s.a.s.) ve ashâbının arkadaşlarıyla şakalaştıkları çokça görülmüştür. Ashâb, Rasûlullah’a; “Yâ Rasûlallah, Sen bizimle şaka yapıyorsun!” demişlerdi. Rasûlullah (s.a.s.): “Ben (şaka bile olsa) sadece doğruyu konuşurum; haktan başka bir şey söylemem.” (Tirmizî, Birr 57, hadis no: 1991) buyurdu. Büyük Önderimiz, çok şen, neşeli ve latif bir insandı. Ciddi ve zor bir işle görevli olmasına rağmen, alışılmış liderlerin aksine; arkadaşlığı ne sıkıcı, ne kasvetli, ne monotondu. Bilakis tatlı, sevinçli ve neşe doluydu. Ashâbının, aralarında yaptıkları şakalara uzun süre güldüğü olur, kendisi de onlarla şakalaşırdı.</p>
<p>Şakaları ve Gülen Çehresiyle<br />
Rasulullah s.a.</p>
<p>İslâm, ölçülü olmak şartıyla mizah ve şakalaşmaya kucak açar. İslâmî ölçüleri korumak kaydıyla yer verilen şaka ve mizah hem dinlendirici olur, hem de insanlar arasında muhabbet ve sevginin artmasına vesile olur. Şakaya yer vermemek ciddiyet olarak kabul edilse de, her şeyin fazlası ifrattır ve hoş karşılanmaz. Yani somurtkanlar fazla sevilmez. Kur’an’da birkaç âyette geçen, meyve anlamındaki fâkihe kökünden gelen fukâhe kelimesi, şaka yapmak, eğlenmek, dostluk oluşturan sohbet, konuşma demektir. Yâsin Sûresinin 55. âyetinde cennetliklerin, yaptıkları işten memnun olarak birbiriyle konuşup şakalaştıkları imrendirici bir üslûpla anlatılır. Bu âyetlerden, dostluğu pekiştirecek, ruhu ferahlatacak tarzda uygun olarak yapılan eğlence ve şakanın tasvip edildiği anlaşılır. Şakanın Arapçası fükâhe ve mizâhtır. Dikkatleri toplamak, çevredekilerin usanmamalarını sağlamak ve sevgiyi perçinlemek için, sınırları belli ve dozu ayarlı şaka ve mizahın önemi inkâr edilemez. İslâm’ın önem verdiği hususlardan olan müslümanlar arası kardeşlik, sevgi, insanlara tebliğ, dâvet ve onları ısındırma, kalpleri te’lif, kavl-i leyyin, ülfet, sekînet, mahabbet, hoşgörü, müsâmaha ve af gibi özelliklerin pekişmesi açısından ve bunlara hizmet edici olan şaka ve tebessümün/güler yüzün önemi büyüktür.</p>
<p>Günümüz müslümanı açısından bunlar, önemli ibâdet ve unut(tur)no argo! sünnetlerdir. Hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da ifrat ve tefrit arasında sıkışan insanımız güzel dengeyi aramakta. Az sayıda da olsa; işi gücü gırgır olan, çirkin kahkahalar atabilen, sulu, cıvık, onur kırıcı, yalandan kaçmayan ve latif olmayan şakalarıyla veya dışımızdakileri taklit ve basit adaptasyon şeklinde komedyenliğiyle meşhur kimseler yanında; çoğu insanımızın suratı asık, hastalıklı bir ruh halinin yüze ve söze aksini andıran kişiliği&#8230; Eleştiri ve şikâyet dolu sözler, karamsar, itici, sıkıcı tavırlar, resmî ilişkiler, beylik konuşmalar, samimiyetten uzak her şeyiyle yapay ve sanal davranışlar&#8230; Yani, dengesizlik denizinde, huzursuzluk dalgaları arasında “imdât!” diyen halimiz ve cankurtaran simidi olarak bizi bekleyen Rasül’ün sünneti&#8230;</p>
<p>Hadis kitaplarımızın hepsinde (Kitab veya bab, yani müstakil bir bölüm veya alt başlık şeklinde) şaka ve mizaha yer verilir. Çünkü Rasûlullah’ın hayatında şakaya sıkça rastlanır. Enes (r.a.): “Rasûlullah, çocuklarla şakalaşmada insanların en önde olanıydı” der. Kadın, erkek, çocuk, ihtiyar, kendisiyle temasta olanlara yaptığı şakalardan pek çok örneğe hadis kitaplarında rastlarız. Önderimiz, tüm şemâil kitaplarının nakline göre devamlı mütebessim idi. Tebessümle sırıtma ve kahkaha çok farklı şeylerdir. Ekrem Elçi&#8217;nin suratı asık değildi; onca zulüm, onca işkence, onca açlık, yahûdilerin hâinlikleri, münâfıkların nifakları, dağların taşıyamayacağı onca yüke rağmen, tebessümü yüzünden hiç eksik olmazdı. Bitkiler içinde Rasûl’ü gül simgeler. Ve dilimizde “gül” sadece bitki adı değil; aynı zamanda bir eylemin emridir. Ne güzel tevâfuk değil mi, o hep mütebessim Rasûl için. Gülden önce dikeni gören asık suratlı, karamsar ve şikâyetçi insanımız, Rasûl aynasında kendine çeki düzen vermeye belki buradan başlamalı. Anamızı ağlatmaya çalışanlara inat, düşmana “gülle” atmadan önce dosta “gülle” ve güler yüzle yaklaşabilmeliyiz.</p>
<p>Hz. Peygamber (s.a.s.) ve ashâbının arkadaşlarıyla şakalaştıkları çokça görülmüştür. Ashâb, Rasûlullah’a; “Yâ Rasûlallah, Sen bizimle şaka yapıyorsun!” demişlerdi. Rasûlullah (s.a.s.): “Ben (şaka bile olsa) sadece doğruyu konuşurum; haktan başka bir şey söylemem.” (Tirmizî, Birr 57, hadis no: 1991) buyurdu. Büyük Önderimiz, çok şen, neşeli ve latif bir insandı. Ciddi ve zor bir işle görevli olmasına rağmen, alışılmış liderlerin aksine; arkadaşlığı ne sıkıcı, ne kasvetli, ne monotondu. Bilakis tatlı, sevinçli ve neşe doluydu. Ashâbının, aralarında yaptıkları şakalara uzun süre güldüğü olur, kendisi de onlarla şakalaşırdı. Abdullah bin Hâris (r.a.), Rasûlullah (s.a.s.)’tan daha hoş ve tebessüm dolu kimse görmediğini söylemiştir. Câbir bin Semûre’nin anlattığına göre, Rasûlullah, kendisini müslüman olduğu andan itibaren daima iyi ve hoş bir şekilde karşılamıştı, hatta Onun tebessüm etmediğini hiç görmediğini söylemiştir. O’nun en yakınında bulunan, çocukluğundan itibaren Efendimiz’e hizmet eden Enes (r.a.): “Rasûlullah, hanımlarıyla beraber olduğu zaman insanların en hoşu ve en şakacısıydı” demiştir. Âişe vâlidemizin anlattığına göre, onunla Peygamberimiz koşarak yarıştı ve birinde Âişe annemiz geçmişti, diğerinde Peygamberimiz. Kocanın eşi ile şakalaşması ve oynaşması, aralarındaki sevgiyi arttıracağı için O&#8217;nun diliyle tasvip, hatta teşvik edilmiştir (Ebû Dâvud, Edeb 84, 85, 149; İbn Mâce, Cihad 40; Ahmed bin Hanbel, II/352, 364, III/67, V/32).</p>
<p>Yine bir gün Âişe vâlidemizle Hz. Sevde annemiz Peygamberimizle birlikte hâne-i saâdetlerinde yemekte bulamaç aşını yerken Sevde (r.a.): “Bu yemeği sevmiyorum” dedi. Âişe (r.a.): “Yemezsen yemeği yüzüne sürerim” diyerek Hz. Sevde’nin yüzüne, sonra da Hz. Sevde, Hz. Âişe’nin yüzüne birer parmak bulamaç sürerek şakalaşmışlar, Hz. Peygamber de bunları devamlı bir gülümsemeyle izlemişti. Rasûlullah çokça tebessüm etmeyi ve nezâketle şaka yapmayı severdi. Ebû Hureyre (r.a.)’nin rivâyetine göre Peygamberimiz, şakalaşmak derecesine varan samimi söz ve davranışlarla ashâbının içine, onlardan biri gibi karışırdı. Latif latifeler yapar, şakalarında yanlış ve yalan söz bulunmazdı.</span></p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ensevgiliye.net/sakalariyla-ve-gulen-cehresiyle-efendimiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

